İsmail Kartal’dan transfer ve Galatasaray itirafı! Arda Güler yorumu: Eksikleri var

Posted by

Fenerbahçe ve Türk futbolunun efsane teknik direktörlerinden İsmail Kartal uzun süredir devam eden suskunluğunu bozdu. Vitor Pereira’nın ardından göreve gelen ve sarı-lacivertlilerde oynattığı futbolla iyi bir izlenim veren tecrübeli teknik adam çarpıcı ifadeler kullandı. SportBox YouTube hesabına konuşan İsmail Kartal, Arda Güler’le ilgili itirafta bulundu.

“ÇOK KOLAY TÜRKİYE’DE ANTRENÖR GÖNDERMEK”

Türk futbolunda takımların durumu hakkında konuşan İsmail Kartal, “Siz futbolu tamamen geliştirmek, başarılı olmak istiyorsanız bir kere antrenörünüze güvenmek zorundasınız ekibiyle beraber. Onun işine karışmamanız gerek. Antrenörünüzün alacağı kararlara saygı göstermeniz gerekir. Çok kolay Türkiye’de antrenör göndermek, çok kolay. Kulüp başkanlarımızın inandığı güvendiği antrenörlere sabırlı hoşgörülü olması lazım” dedi.

Futbol kariyerine başlama hikayesini anlatan İsmail Kartal şu ifadeleri kullandı:

“Anadolu Kavağı’nda doğdum. Babam balıkçıydı. Ben de boş zamanlarımda babama yardım ediyordum. Futbolu çok seviyordum, bir gün turnuva vardı. Turnuvaya Sarıyer’den Baba Recep lakaplı bir eski futbolcu geldi. Bizim Kavak’da oynadı. Ben de A takımında burada abilerin arasında ara sıra çıkıp antrenmanda olara yardım ediyordum. İşte adam olmayınca beni de araya alıyorlardı. Orada beni Recep abi gördü. Bizi birkaç kişi Sarıyer denemelerine götürdü. Sarıyer genç takımına seçildik. Oradan da ben A takıma yükseldim. Genç milli takım, A takım derken Sarıyer ile 2. Lig’de futbol oynuyordum. Oradan Gaziantep’e transfer oldum. İki yılın sonunda Fenerbahçe’ye transfer oldum. Bir ‘pay’le ben Fenerbahçe’ye geldim.”

“YA GİDERİM YA DA FUTBOL OYNAMAM”

Fenerbahçe’ye transfer olduğu dönemde Gaziantep yönetimine rest çektiğini belirten İsmail Kartal, “Yönetim kalmamı çok istedi Gaziantep’te. Ben ‘hayır’ dedim. ‘Yani ben kesinlikle buradan ayrılmak istiyorum. Ya Fenerbahçe’ye giderim ya da futbol oynamam’ dedim” açıklamasını yaptı.

“BABAM FUTBOL OYNAMAMI İSTEMİYORDU”

Futbola ilk başladığı dönemde babasının sıcak bakmadığını dile getiren İsmail Kartal, “Tekrar geriye dönersek çocukluk yıllarımda Anadolu Kavaklıyım. Beş kardeştik, dört erkek bir kız. Ablam İsviçre’de evli, yaşıyor. Babama balıkçılık zamanında yardım ediyorduk. Yani ağ çekiyorduk, halat çekiyorduk. Ona yardım edecek birisi lazım sonuçta. Abim biraz hastaydı benim. Hasta olduğu için de babam benim futbol oynamamı istemiyordu. Yani bana da bir şey olur sakatlanırım, ikinci oğlum da sakat kalır, biri hasta bu da sakat kalırsa ben onlara nasıl bakacağım. O zaman tabi ki biraz ekonomik durumumuz ailece iyi değildi. Balığı tuttuğun gün karnın doyar, tutmadığın gün yarı açsın yani. Sonuçta babam hiçbir zaman futbol oynamamı istemezdi. Hatta bazen bana kızardı. Ben de kaçardım, top oynardım. Hatta bir iki kere de babamdan böyle o zaman küçük bir dayak yedik yani, futbol oynuyorum diye. Kaçtım çünkü” diye konuştu.

“BABAMLA OTURDUK KONUŞTUK”

Sarıyer’e transfer olduğu dönemde aldığı parayı babasına verdiğini söyleyen İsmail Kartal yaşadıklarını, “Gaziantep’ten Sarıyer’e transfer olduğum zaman iyi bir para almıştım. Babamla oturduk konuştuk. Aldığım transfer paramın peşinatını ben babama vermiştim. Babam çok mutlu oldu, gözleri doldu. ‘Oğlum’ dedi. ‘Teşekkür ederim, Allah razı olsun’ dedi. ‘Ama şunu unutma’ dedi. ‘Sana, biz bir aile terbiyesi verdik. Hayatın boyunca sana söylediklerimi, bizim ailemizin karakterinin ne olduğunu hiçbir zaman unutma’ dedi. ‘Yoksa sana hakkımı helal etmem’ dedi” şeklinde anlattı.

“BİR ÇOK İNSANIN DAYANAMAYACAĞI ŞEKİLDE ÇALIŞTIM”

Fenerbahçe’deki futbolculuk dönemiyle ilgili konuşan İsmail Kartal, “Oynamadım, çalıştım. Yeri geldi yuhalandım, yeri geldi protesto edildim. Ama günün sonunda ben ne yapıyorum, ne yapmalıyım daha iyi olmam için… Daha, daha, daha. Bugünlere öyle geldim, çok çalıştım. Hep hayal ettim, başaracağımı biliyordum. Bunu hissediyordum, çok çalıştım. Mesela antrenman biterdi gelirdim bu dağlarda koşardım. Balıkçı kurşunları olurdu ayak bileklerime bağlardım, bayır yukarı bir yer var, orada koşardım çalışırdım. Belki abartı olacak ama bir çok insanın dayanamayacağı şekilde çok çalıştım. Allah da bana emeklerimin karşılığını verdi” açıklamasını yaptı.

Teknik direktör olarak hayallerinin bitmediğini belirten İsmail Kartal, “Daha hayallerim bitmedi. Şampiyon olmak, Fenerbahçe’de, başka kulüplerimizde, Anadolu kulüplerimizde şampiyon olmak kupalar kazanmak. A Milli Takım’a teknik direktör olmak. Belki bir adım üstü Avrupa kupalarında başarılı olmak. Bir final oynamak, belki bir kupa” dedi.

“HEP HAYAL EDİYORDUM”

Sarı-lacivertlilerde uzun süre futbol oynamasıyla ilgili konuşan İsmail Kartal şu ifadeleri kullandı:

“Fenerbahçe’de de oynamak kolay değil tabi ki. 11-12 sene Fenerbahçe’de futbol oynayıp, Fenerbahçe’de futbolu bırakmayı… Hep hayalimde o vardı. Futbolu bıraktıktan sonra da Fenerbahçeli İsmail olarak hep hafızalarda kalmak, insanlarında kalbinde kalmayı, gönlünde olmayı hep hayal ediyordum. Bunları çocukluğumdan beri hep düşünerek hareket ettim.”

“DÖRTLÜ TANDEM OYNAMAYI PARREİRA ÖĞRETTİ”

Fenerbahçe’de antrenörlük kariyerine dair konuşan İsmail Kartal, “Sonuçta futbol bitti beni altyapının başına getirdiler, paf takımın. Parreira da gelmişti Fenerbahçe’nin başına. Bana ilk dörtlü tandem oynamayı Parreira hocam öğretti. Boş zamanlarda A takımının antrenmanlarını izliyordum. Ona sorular soruyordum. O da bana öğretiyordu, gösteriyordu. Antrenörlük hayatım da böyle başladı Fenerbahçe’de. İlk Fikirtepe’de toprak sahada başladık. O gün, ilk antrenmanımdan bugüne kadar 20 yıl geçti neredeyse” dedi.

“AYKUT HOCA İLE ÇOK BAŞARILI GÜNLERİMİZ OLDU”

Aykut Kocaman’la birlikte sarı-lacivertlilerde geçirdiği dönemi anlatan İsmail Kartal, “Fenerbahçe’de Aykut hoca ile çok başarılı günlerimiz oldu. Süper Lig şampiyonu olduk, UEFA’da yarı final elde ettik. Daha sonra bir 3 Temmuz süreci yaşandı. 3 Temmuz sürecinde Aykut hoca gerçekten çok güzel bir duruş sergiledi. Biz de onun etrafında yanında onunla beraber, hep ona destek verdik. Kulübümüzün bu Fenerbahçemizin büyük çınarın ayakta kalması için el birliğiyle herkes elinden geleni fazlasıyla yaptı” diye konuştu.

“KULÜBÜN İMKANLARI TAM OLARAK YETERLİ DEĞİLDİ”

Ersun Yanal’la birlikte geçirdiği dönemde yaşananları aktaran İsmail Kartal, “Ersun hocayla şampiyonluk yaşadık. Ondan sonra da bana teknik direktörlük görevi layık görüldü Fenerbahçe’de. Ben de elimden geleni yapmaya çalıştım. Aziz Yıldırım’ın döneminde. Sonuçta devreyi lider bitirdik şampiyonluğun en büyük favorisiyken devre arası bir iki tane oyuncu istedik. O günkü şartlarda ekonomik olarak kulübün imkanları tam olarak yeterli değildi. O transferler yapılmadı. Sonuçta bir de kurşunlandık. Bir suikaste uğradık ama ona rağmen şampiyonluk yolunda çok iyi futbol oynayan, son 25 yılın istatistiklerini kıran… Bir sene sonra aynı puanı almamıza rağmen şampiyon olamadık. Dediğim gibi o suikast o silahlı saldırı olmasaydı biz o sene de şampiyon olabilirdik” dedi.

“BU SORUMLULUĞU ALMAK KOLAY DEĞİL”

Fenerbahçe’deki son dönemi hakkında konuşan İsmail Kartal şu ifadeleri kullandı:

“Elimizden gelenin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Bütün hayal ettiklerimi, hayallerimi gerçekleştirdim. Kariyerimin en anlamlı bence herkesin oynanan futbolu taktik anlamda, fiziksel anlamda, bilgi ve beceri anlamında… Beni kabul etmeyen insanların bile kabul etmesi bu söylemleri beni çok mutlu etmişti. Bu şekilde sezonu bitirdik. Görevimizi teslim ettik. Fenerbahçe’de iki dönem teknik direktörlük yaptım. İkisinde de ligi ikinci bitirdim. Oynanan futbol da ortada. Aldığım puanlar da ortada. İstatistikler, halkın bana gösterdiği teveccüh de ortada. Kolay değil. Takımımız, oyuncularınız protesto ediliyor. Zor şartlar altında gelmişsiniz. Bu kadar negatif bir ortamda bu sorumluluğu almak kolay değil. Ben bu cesareti gösterdim, bu sorumluluğu aldım. Kendime ve ekibime güvenerek, artı büyük Fenerbahçe taraftarına da güvenerek… Onların bir şekilde benim vereceğim mesajlara kulak vererek bizi, takımı destekleyeceklerini biliyordum. Buna inanarak geldim ben buralara. Bir kaç maç yine protesto ettiler, sonra ışığı gördüler.”

“BU TARAFTARA BİR BORCUMUZ VAR”

Fenerbahçe’de ikinci döneminde göreve geldiğinde oyuncularına yaptığı konuşmayı anlatan İsmail Kartal, “Sizi neden ıslıklıyorlar, neden sizi taraftarlar protesto ediyorlar? Bunları unutun. İçsel olarak her maç 50 bin kişinin önünde sizi alkışlandığınızı, takdir edildiğinizi, beğenildiğinizi, o coşkuyla oynadığınız futbolu gözünüzün önüne getirin. Ve bizim bir borcumuz var dedim bu taraftara. Bu borcumuzu ödeyeceğiz dedim. Onlar da sizi takdir edecekler dedim. Ve bir gün gelecek diyeceksiniz ki ‘hocam maç bitmesin’. Bu güzel oyunu oynadıkça, 50 bin kişiyi arkanıza alarak onun coşkusunu almak, o futbolu oynamak çok farklı bir şeydir. Bunları çok şükür biz sağladık başardık. Oyundan çoğu çıkmak istemiyordu ve diyorlardı ki ‘keşke bir maç daha olsa, oynarız.’ Niye? Artık bunun tadını almışlardı” dedi.

“BELKİ BU ALGI KIRILACAK”

Türk antrenörlerin Avrupa’da takım çalıştırmamaları hakkında konuşan İsmail Kartal, “Bence Avrupa’daki yani orta halli takımları çalıştıran antrenörle, aramızda hiçbir fark yok. Bence bazı antrenörlerin fazlalığı bile var. Türk antrenörleri olarak yani kendi PR’ımızı mı yapmıyoruz. Birkaç tane antrenör Avrupa’da çalışsa belki bu algı kırılacak” açıklamasını yaptı.

“O KONUŞMAYI UNUTMAM YANİ”

Fenerbahçe’nin Galatasaray’la oynadığı son derbi hakkında açıklamalarda bulunan İsmail Kartal, “Antrenörlük hayatımda son Fenerbahçe’de Galatasaray maçıydı kendi evimizde, 50 bin kişiye olan borcumuzun olduğunu taraftara, bu taraftara borcumuzun bu maçta ödenebileceğini, ödemeniz gerektiğini, ödememizin gerektiğini. Bu düşünceyle, bu inançla sahaya çıkmalarını istedim. Geri kalan kısmını konuşmuyorum bile dedim. Bunu untumayın, bu taraftara borcumuzu ödeyeceğiz bugün. O konuşmayı unutmam yani. Hepsi gözümün içine baktı. O maçı kazanacaklarının mesajını vermişlerdi zaten” ifadelerini kullandı.

MERT HAKAN YANDAŞ, EMRE BELÖZOĞLU VE SZALAİ

İsmail Kartal “birlikte çalışmaktan keyif aldığınız futbolcular?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Dirk Kuyt, mesela buradaki takımda Attila Szalai, yerlilerden Mert Hakan Yandaş. Karakterli çocuklardı yani takıma enerji veren oyuncular bunlar. Takımı tutan oyunculardı yani. Mesela Altay Bayındır çok karakterli bir çocuktur. Emre Belözoğlu çalıştığım zaman hırslıdır, karakterli çocuktur. Bunlar içeride takıma sahip çıkan takımın yani olmazsa olmazı gibi. Mesela Szalai oynamıyordu ama takıma müthiş bir enerji veriyordu. Arkadaşlarına saygı duyuyordu, enerji veriyordu.”

“ARDA GÜLER’İN EKSİKLERİ VAR”

Arda Güler’le ilgili de konuşan İsmail Kartal, “Arda Güler yetenekli bir oyuncu. Fenerbahçe’nin çocuğu, evladı. Bazı ufak tefek öğrenmesi gereken şeyler var, eksikleri var. Zamanla daha iyi olacak diye söylemiştim. Bence herhalde yeni gelen hoca da o eksikleri onda gördü ki, şu anda oynatmıyor. Ama yavaş yavaş oynayacaktır. Çünkü önü çok açık bir oyuncu, yetenekli bir oyuncu. Bu tip oyuncuları korumamız lazım. Korurken de kazanmamız lazım. Çabuk kaybetmememiz lazım” açıklamasını yaptı.

Bazı taraftarların protestolarının kendisini üzdüğünü belirten İsmail Kartal, “Fenerbahçe’ye ilk teknik direktör olduğumda, kendi taraftarımın bir oyuncu değişikliğinden dolayı beni protesto etmeleri. O oyuncu bir gol veya bir penaltıya sebep verdi, maçı kazandık. Kendi evimizde oynuyoruz, maç 1-1, bir oyuncu sokuyorsunuz… Kendi taraftarınız tarafından protesto ediliyorsunuz yani. Bu beni çok üzmüştü yani. Sonuçta geride kaldı” dedi.

“YURT DIŞINDAN KULÜPLERLE TEMASIM DEVAM EDİYOR”

Fenerbahçe’den başka takımlarda da görev yapabileceğini açıklayan İsmail Kartal şu ifadeleri kullandı:

“Fenerbahçeliyim ama hayatım sadece Fenerbahçe’de antrenörlük yapacak anlamına gelmez. Ben başka kulüplerde de çalışabilirim. Yani Fenerbahçe’de bir değişiklik olsun da ben hemen göreve gideyim diye beklentim yok benim şu anda. Başka kulüpler de var. Yurt dışından şu an bir iki tane kulüple de temasım şu anda devam ediyor benim. Onun için Fenerbahçeli olmak ayrı bir şey, çalışmak çok ayrı bir şey. Zaman gösterecek yani bunu. Şu an bugünden yarını konuşmak için erken yani.”

“KIRGINLIĞIM YOK”

Fenerbahçe’den ayrılmasıyla ilgili konuşan İsmail Kartal, “Kimseye kırgınlığım yok. Ben görevimi yaptım, bıraktım. Sokaktaki insanlar da her şeyin farkında. Herkes her şeyi biliyor. Onun için ben çok onlara takılmıyorum yani. Bazılarının yazdığı çizdiği söylediği değil. Ben kendimi biliyorum. Ben oralara çok fazla takıntılı değilim” dedi.

“Çok isteyip alamadığınız oyuncu var mı” sorusuna İsmail Kartal şu cevabı verdi:

“Mesela Sadio Mane ve Kevin Kampl. Onlarla ilk eşleştiğimizde Salzburg’daydı. İlk onlarla biz eşleştiğimizde… Ben onları izlemeye gittiğimde Aziz başkana söylemiştim. Tabi o zaman imkanlar dahilinde onları alamamıştık biz. Kampl, Dortmund’a gitti. Mane de Liverpool’a gitmişti. Onlar gibi çok var, Schürrle’yi istemiştik. O da beğendiğim oyunculardan bir tanesiydi.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.